Rehber :
   
Web Siteleri
Bölgesel Web Siteleri
Tamamını Göster...
   
    Kullanıcı Adı:   
    Parola:           
                       
30.01.2010
Meclis Başkanı Ulusoy İran ile ilişkilerin geleceğinden umutlu.


Ali Osman Ulusoy Başkanlığı’nda toplanan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Ocak ayı meclis toplantısı yapıldı.. Yönetim Kurulu’nun Ocak ayı faaliyetlerinin izlenmesinin ardından Meclis Başkanı Ulusoy, yeni döneme ilişkin açıklamalarda bulundu.

ULUSOY, EREN’DEN KENDİSİNE GELEN TEBRİK MESAJINI MECLİS ÜYELERİ İLE PAYLAŞTI

Toplantıda, Ulusoy bir önceki dönem meclis başkanlığı görevini yürüten M. Şadan Eren’in kendisini gönderdiği kutlama mesajını meclis üyelerine okudu. Eren, mesajında: “ Meclis Başkanlığı görevine seçilmenizi kutluyor, başarılar diliyorum.” temennisinde bulundu.

İRAN İLE İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNDEN UMUTLUYUM

Bundan evvel ki iki seçimde de ,” Yaşımı da işimi de biliyorum”  ifadelerinde bulunduğunu anımsatan Ulusoy, on yıldan beri DEİK Türk-İran İş Konseyi Başkanlığı’nda da bulunduğunu ve bu on yılı çok önemsediğine işaret ederek, “ Mecliste seçilmediğim dönemde de aktif olarak bu görevimi yürüttüm. İran ile iyi ilişkileri konuştuk.2009 ‘da bu konuda boşluk bırakmadım. İran ile ilişkilerin geleceğini çok iyi görüyorum.  Sayın Cumhurbaşkanımız ve başbakanımız da ilişkilerin iyiye gittiğini söyledi. Bir gün önce de İran Başbakan Yardımcısı ve bazı bakanlar ile üst düzey yöneticileri Türkiye’de ağırladık.”dedi.

EVVELA ÜLKEM SONRA BÖLGEM ARDINDA TRABZON İÇİN MÜCADELE VERİYORUM

“Uzun yıllar süren TTSO Meclis Başkanlığımda, birçok kişi ile çalıştım ve hiçbiri ile bir sorunum olmadı.” şeklinde sözlerine devam eden Ulusoy, “mesuliyetimi biliyorum. İran ili ilişkilerimiz iyi olacak. Umuyorum ki gelecek daha iyi olacak. Ben önce ülkem, sonra bölgem ve ardından da Trabzon için mücadele veriyorum. Bu görevim sürecinde de ne Konsey’den, ne de odamdan hiçbir maddi destekte bulunmadım. Bütün mesaimi isteyerek yaptım.”diye konuştu.

Ulusoy ailesi ve ailenin onbir kardeşini temsilen Trabzon’da yaşadığını aktaran Ali Osman Ulusoy, geçmişte hiçbir rakibinin olmadığını, yeni dönemde üç yılın oda personelinden, yönetime ve meclise kadar herkes ile iyi bir çalışma dönemi yaşanmasını arzuladığını vurguladı.

ULUSOY. SEÇİMLER BİTMİŞTİR, HER ŞEY ORADA KALMIŞTIR

“seçimler bitmiştir, her şey orada kalmıştır. Benim için herkes meclis başkanıdır, herkes yönetim kuruludur.” İfadelerini kullanan Ulusoy,” Yalnız burada seçildim demekle kimse yetinmesin. Her meclis üyesi, seçildiği meslek komitesinin sorunlarını odaya, meclise aktarsın. Ayda bir yapılan bu toplantılara katılın. Talipli olmuşsanız, devamlılıkta yapın. Bizim noksanlarımızı bize söyleyin, her meslek komitesinden bunu bekliyorum.” şeklinde meclis üyelerine hatırlatmada bulundu.

ULUSOY: KOMŞU ÜLKELER İLE İLİŞKİLER DE AKSAKLIKLAR GİDERİLMELİ

20 yıl önce Sovyet sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)’nin dağıldığını, son iki yılda dağılan bu ülkeler ile özellikle komşular ile ilişkilerde aksaklıklar olduğunu dile getiren Ali Osman Ulusoy, bu coğrafyada bulunan bütün ülkeler ile yoğun bir ilişki ve bağlarımızı yeniden kuvvetlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Bu konuda, yönetim Kurulu’nun Meclis Başkanlık Divanı’na görev verdiği takdirde de yerine getirileceğini, destekte bulunulacağını söyledi.

Giriş konuşmasının ardından TTSO meclisini açan Ali Osman Ulusoy, meclis gündemine alınacak iki maddeyi oyladı ve kabul edildi.

TOBB BAŞKANI RİFAT HISARCIKLIOĞLU’NUN MECLİS ÜYELERİNE MESAJI

Daha sonra TTSO Genel Sekreteri Hakan Gürhan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı’nın bütün odalarda mecliste okunmasını istediği basın bildirisini meclis üyelerine okudu. Mesaj şöyle:

“Değerli meclis üyeleri,

Bugün sizlerle, bir şikâyetimi ve demokrasimiz adına, bir üzüntümü paylaşmak istedim. Son zamanlarda, millet iradesine müdahaleyi amaçlayan, çeşitli senaryoların kamuoyunda sıklıkla yeraldığını görmeye başladık. Bu kirli planlara, adımın karıştırılmasını, hayret ve dehşetle karşılıyorum.

16 Haziran 2001'den bu tarafa TOBB başkanıyım. Bu süre zarfında, hükümetler geldi geçti. Ben, hep aynı ilkeler doğrultusunda çalıştım. İş dünyamızın sorunlarını, önerilerini, halktan yetkiyi almış ve karar alıcı konumundaki, siyasetçilere ilettim. Siyaseti, toplumsal tercihlerin belirlendiği bir alan olarak gördüm. TOBB'un varlık nedenini ve camiamızın istek ve beklentilerini, her zaman esas aldım. Bunu yaparken, siyasetin alanıyla, kendi görev alanımı, birbirine karıştırmamaya özen gösterdim. Bu sorumluluğun bilincinde oldum.

Ülke meselelerinin çözüm yerinin, sadece demokratik platformlar olduğuna inandım. Daha düne kadar, hükümetin yandaşı olarak nitelendiriliyordum. Şimdiyse, darbecilikle ilgili iddialara maruz kalmaya başladım.

Ben, darbe yapmayı, vatana ihanet kabul ederim. İhanete teşebbüs edenlerin yanında da olmam, olamam. Bu konuda net olarak şunu söyleyeyim; bu çamur benim üzerime yapışmaz.

Bugünkü Taraf gazetesinde yayınlanan bir habere göre; birileri darbe yapıp, yeni bir hükümet kurup, Başbakanlığa da beni getireceklermiş. "Balyoz harekat planı"nı ilk kez basından duydum. Darbe planı hazırladığı söylenen şahısları da tanımıyorum. Buna rağmen, demokrasi karşıtı planlara, ismimi karıştıranlardan şikayetçiyim. Sadece iddialara dayalı linç fetvaları yayınlanmasından, şikâyetçiyim. Bulanık suda balık avlamaya çalışanların oltasına takılanlardan ve gazetecilerin de, bunu sorgulamadan yayınlamasından şikayetçiyim. Gerekli hukuki süreci de başlatmış bulunuyorum.

Ben; ailesi, 1960 ihtilali, 1971 muhtırası ve 1980 askeri darbesinde; şahsen ise 28 Şubat sürecinde ciddi zarar görmüş biriyim. Demokrasi karşıtı hiçbir hareketin, içinde, önünde, arkasında, hatta dedikodusunda bile yer almadım. Hayatım boyunca Allaha çok şükür, ne zulmeden oldum, ne de zalimlerden merhamet isteyen oldum. Sadece adaletin yanında oldum.

Büyük Türk bilgini Farabi'nin bir sözünü sizlere hatırlatmak isterim " ancak, özgür birey ve toplumlar ahlaklı olabilir" Türkiye'nin sorunlarının çözümü, meşruiyet dışı yollarda aranmamalıdır. Darbe tezgâhları ne kadar namussuzluk ise, haysiyet cellatlığı da, o kadar namussuzluktur. İkisi de zulümdür. Zulüm ile de abad olunmaz. Ben ülkemin her karışını geziyor ve şunu her fırsatta ifade ediyorum "Adaletsizlik, zulüm ve korku üzerine kurulan bütün sistemler, yok olmaya mahkûmdur. Şimdi bu vesileyle; bu ülkeyi ihtiraslarından daha fazla seven herkesi, bir kez daha; demokrasiye sahip çıkmaya, hukukun üstünlüğünü korumaya, birbirine çamur atmamaya, linç fetvalarına son vermeye, bilgi kirliliğini önlemeye, vicdanına kulak vermeye, fitne ve fesattan vazgeçmeye, ülkemizin kurumlarını yıpratmamaya, her kurumu da, şeffaf olmaya davet ediyorum.

Zira, bu ülke hepimizin, gidecek başka bir yerimiz yok. Açıktır ki, olup bitenin, aş, iş ve ekmek kavgasıyla bir alakası yoktur. Ama biz; aş, iş ve ekmek kavgası vermek istiyoruz. Ülkemizi ve 72 milyonu zenginleştirmek istiyoruz. Bunun içinde; Türkiye'nin tek çıkış yolu var. Güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi. Bu yüzden, herkesin hesap sorabildiği ve hesap verebildiği, birinci sınıf bir demokrasi istiyoruz. Birilerine imtiyaz sağlamak için değil herkes için özgürlükleri esas alan bir demokrasi istiyoruz. Demokrasiye sahip çıkmanın yolu; darbeyi ve her türlü darbe teşebbüsünü lanetlemek ve darbecileri cezalandırmak kadar, sağduyulu olmak, hukukun üstünlüğünü korumak, kurumların ve kişilerin, saygınlığını da yıpratmamaktan geçer. Demokrasi ve hukuk çıtasını yükseltmek, hukuk dışına çıkarak, birilerine çamur atmakla olmaz. Makamı, rütbesi, görevi, ismi, aidiyeti ne olursa olsun, hiç kimse demokrasinin ve hukukun dışına çıkamaz.

Bu noktada hukukun üstünlüğüne ve yargıya olan inancımız tamdır. Ama herkes mutlaka şeffaf ve açık olmalıdır.

Şeffaf olmayan her olay ve kurum fitneyi besler. Ortam, haysiyet cellâtlarına kalır. İsteyen, istediği kadar demokrasi dışı hayaller kurabilir, hezeyanlarda bulunabilir. Ama benim, içinde milletimizin yer almadığı, hiçbir hayalim olmadı. Benim adımı, bu fitneye karıştıranlara, hakkımı helal etmiyorum. Allah, herkese zihin açıklığı versin.”

BAŞKAN HACISALİHOĞLU: 5084 SAYILI TEŞVİKİN UZATILMASINA TRABZON ÖNDERLİK ETTİ VE BAŞARDI, BAŞBAKANA, BAKANLARA VE MİLLETVEKİLLERİNE TEŞEKKÜR ETTİ

Ardından, Meclis Başkanı Ulusoy, Yönetim Kurulu Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu’nu konuşması için kürsüye davet etti.  Başkan Hacısalihoğlu,”Sayın başkan Öncelikle yeni dönemde çalışmalarınızda başarılar diliyoruz” temennisinde bulunduktan sonra 5084 yatırımların ve istihdamın teşviki, SELF Kredileri ve yönetim kurulunun görev dönemindeki stratejik planı konusunda meclis üyelerine açıklamalarda bulundu.

Başkan M. Suat Hacısalihoğlu, 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşviki konusunda, meclis üyeleri ile birlikte bakanlık nezdinde yapılan araştırmada, “teşvik yasasının kesinlikle uzatılmayacağı” şeklinde bilgilendirilmelerde bulunduğunu anımsattı.

TTSO Yönetim Kurulu’nun meclis üyelerinden aldığı destekle birlikte Trabzon7da dört sivil toplum örgütünün öncülüğünde teşvikin uzatılması yönünde bir kampanyanın başlatıldığını ve başarıyla sonuçlandırıldığını ifade etti.

TTSO, TTB, TESOB ve DOKİB’in ortaklaşa yürüttüğü kampanya ile hükümetin dikkatini çekmeyi başardığını, siyasi yönde bölge milletvekilleri, bakanlara ve başbakana gazete kampanyaları yanında yazılı olarak da durumun bölge için taşıdığı azami önemin rapor edildiğine, değindi.

Bu kampanya da, özellikle işverenlerin yetiştirdiği nitelikli işçisini işinden atmamayı, işçilerinde işinden koparılmamasına vurgu yapıldığına işaret etti.

Bu kampanyanın,  diğer 49 ilde de sürdürülmesi konusunda da yine Trabzon’un başarıyla önderlik yaptığını belirtti.

Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan ile de Trabzon havaalanında yapılan görüşmede, söz vermiş olduğu gibi de sözünde durduğunu, söyledi.

Başkan M. Suat Hacısalihoğlu, Başbakan’a buradan teşekkür ettiklerini belirterek, “ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde teşvikin uzatılmasına destek olan bölge milletvekillerine, bakanlara ve başbakanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz” sözlerine yer verdi.

CELP KREDİLERİ

SELF -2 Kredileri konusunda TTSO’da 28 Ocak 2010 Cumartesi günü toplantı yapılacağını ve herkesin katılması gerektiğini ifade eden Başkan M. Suat Hacısalihoğlu, bu toplantıda bankalar Self-2 kredileri kullandırılma koşullarının ayrıntılı olarak açıklanacağını duyurdu.

Trabzon’da bu kapsamda 348 firmaya 4.5  milyon avro kredi verildiğini, ortalama vadenin yirmi ay olan bu kredi oranın ise ortalama 1.07 faizler seviyesinde bulunmasının, kriz döneminde önemli bir finansman kaynağı olduğunu söyledi.

Önümüzdeki dönemde self-2 kredilerinin yeniden açılacağını, vurgulayarak,” Ortalama işletme başına 30 bin avro olan bu kredilerin yüzde 40’ı imza karşılığı, yüzde 24’ü çek ve senet, yüzde 12’si araç ipotek gibi teminatı hafif olan bir kredi olduğunu ifade etti.

Bu kolaylık nedeniyle geçmişte krediyi kullananlar arasında, mevcut kredi kullananların yanında yüzde 15 oranında ilk defa kredi kullanan bir gerçek ve tüzel kişilerin yararlanmış olduğunu aktardı.

 
 
 

Toplam Okunma Sayısı : 1204

GülNet İnternet Hizmetleri, GülKom Mühendislik Bilgisayar Ltd.Şti.
Gazipaşa Mah. Cudi Bey Mektep Sok.Mahmut Reis Apt. No:7 Kat:2 Daire:4 Trabzon / TÜRKİYE
Tel: +90 462 326 61 42 - Fax: 0 (462) 326 99 59
E-mail: info@visittrabzon.com