Rehber :
   
Medikal
Numune Medikal
Tamamını Göster...
   
    Kullanıcı Adı:   
    Parola:           
                       
09.02.2012
Turgut Özdemir Yazdı…


     
 
 
     

Aslında fazla gizli saklı bir şey kalmadı da Türk Futbolunun içinde bulunduğu durumun. Ama yine de mevcut gerçekler üzerinden yeni filmler için her gün yeni senaryolar yazılıyor.

 Sansürlü ve de Türk sinemasının krizde olduğu yıllarda erotik film furyası vardı. Öyle konu filan yoktu maksat görüntü olsun diye çevrildi filmler. 10 dakikada yazılırdı bu tür filmlerin senaryoları.. Film adları ise senaryolara çok uygun seçiliyordu. ‘’Yüzme bilmiyorsun ne işin var ağaçta’’ misali… Oyuncalar ise hazırdı. Onurlu oyuncular açlığa dayanırdı ama ısrarla oynamayı ret ederdiler bu tür filmlerde… Ama sonuçta bir modaydı geldi geçti. Yapılan filmlerin yanlışlığının herkes bilincindeydi ama yapacak bir şey yoktu. Arz talep vardı yani. Birde sektörün çıkmazı bunu gerektiriyordu..

Şimdilerde az da olsa kalktı sansür… Türk sineması ekonomik olarak biraz rahatladı. Büyük sinema salonları bölündü, küçük loca salonlara dönüştü. AVM’ler sinema salonsuz olmuyor.  İyi senaryolarla güzel filmler çevriliyor. Yurt dışından ödüller gelmeye başladı. Bazı filmlerin izleyici sayısı milyonları aşıyor. Halk yeniden sinemayla buluştu yani. Şimdi sinemacılar yeni teknolojiyi de kullanarak daha iyisini yapabilmenin yarışı içindeler.

Türk futbolu da kolay gelmedi elbet bu hallere… Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Balçık tarlalarında yapılan mücadelelerin görüntüleri daha dün gibi belleklerde. Milli takımın bilmem kaç sıfırlık skorla gelen yenilgileri,  rakipler karşısında orta sahayı ileri geçmeyen, hep geri pasla oynayan takım görüntüleri… Sonrasında sahalar yeşermeye, formalar renklenmeye ve Anadolu’nun her tarafından genç yeteneklerçıkmaya başladı. Önce genç takımlar düzeyinde gelmeye başladı, uluslar arası şampiyonluklar. Ardından güneş doğudan doğdu ve Türk Milli Futbol takımı Dünya üçüncüsü oldu. Türk takımları Avrupa’da korkulan rakipler haline geldi.

Ya sonra işte bütün iş o ya sonrada… Ondan sonra federasyonun devamında kulüplerin gelirleri artamaya başladı. Canlı yayın, sponsorlar, şans oyunları gelirleri ile kulüplere adeta para yağmaya başladı. Özellikle Anadolu kulüplerinde paralı başkanlar dönemi tarihe bırakıldı. İşte bu saatten sonra, ya sonra sahne aldı…

Gelen o paralar geri dönüş yatırımları yerine yabancılara akıtılmaya başladı. Türkiye yabancı futbolcu cenneti oldu.  Önce dört, sonra altı oldu yetmedi sekize çıkarıldı. Yabancı futbolcu menajerleri adeta kamp kurdular Türkiye’ye… İyi, kötü, çirkin demedi kulüpler, sanki futbolun ilk şartı gibi açtılar yabancılara kucaklarını. Ve kaşıkla toplanan paralar kepçeyle dağıtılmaya başladı yabancılara. Kim kime, ne ödüyor, ne veriyor ne alıyor bilen yok. Nasılsa geliyor, hesapta sorandan yok. İşin içine giren büyük kesim kazanıyor bu işten, tribünler doluyor ama ucuz senaryolarla kandırıldıklarını bilmeden.

Gelinen nokta 2003’te doğan güneş batmaya başladı. Milli takımda oynatmak için Türk oyuncu karaborsaya düştü. Ama kimsenin umurunda değil. Biri konuşuyor diğerleri burun kıvırıyor. Yalan, dolanlar havada uçuşuyor. Herkes ben yamanımın peşinde koşuyor. Altı şişhane üstü rezalet hane…

Türk sineması, erotik furyadan onurlu, dik duruşlu sinemacıların sayesinde çıktı. Sanata ve sanatçıya inandılar. Çıkışa geçtiler, çıkışı sürdürüyorlar. Türk futbolu büyük çıkıştan düşüşe geçti, lale devri masalları hüküm sürüyor. Şimdi yeniden kendine gelip yola koyulabilmek için onurlu insanları bekliyor. Zor zanaat. Ara ki bulasın…

Toplam Okunma Sayısı : 675

GülNet İnternet Hizmetleri, GülKom Mühendislik Bilgisayar Ltd.Şti.
Gazipaşa Mah. Cudi Bey Mektep Sok.Mahmut Reis Apt. No:7 Kat:2 Daire:4 Trabzon / TÜRKİYE
Tel: +90 462 326 61 42 - Fax: 0 (462) 326 99 59
E-mail: info@visittrabzon.com