Rehber :
   
Reklam ve Tabela
Yusuf Rizeli
Tamamını Göster...
   
    Kullanıcı Adı:   
    Parola:           
                       
14.03.2012
Röportaj: Kamil ANAHAR


     
 
 
     

-O, Trabzonspor’un ilk kalecisi.Kırmızı-beyazlı ve bordo-mavili renklerle liglerde mücadele veren Trabzonspor’da kaleyi koruyan bir file bekçisi. Takımdaşı Özkan Sümer’in ona taktığı bir  lakap. ‘ DELİ FATİH’  Trabzonspor’da forma giydikten sonra, Rizespor’da da oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra, Balıkesir’e yerleşerek, Milli Eğitim’de İl Müdürlüğü ve öğretmenlik yaptı. Emekli olunca memleketi Samsun’a dönen Fatih Gürel,  ilginç ve bilinmeyen bir hayat kesitiyle huzurlarınızda.

KENDİNİZİ TANITIRMISINIZ ?

‘1944 yılında Samsun’da doğdum. İlk ve orta okulu Alaçam’da okudum. Futbola 1958-1959 yıllarında Alaçam Gençlik Spor’da başladım. Erzincan Askeri Lise’sinden mezun oldum. Kara Harp Okulu’na devam ederken, 1960’lı yılarda  meydana gelen Talat Aydemir olayları sonucunda  bu okuldan ilişiğimiz kesildi. Sivil futbolculuk yaşantım Samsun Yolspor’da başladı. Buradan Çarşamba Gençlik orada da Trabzon Gençlerbirliği tarafından beğenildim. 1966 yılında da Trabzonspor’a geçtim. O dönem başkanımız Sırrı Eren’di. Kırmızı beyazlı Trabzonspor’un kalesini ilk koruyan kalecisiydim. 3 sezon Trabzonspor’da forma giydikten sonra Rizespor’a transfer oldum.  Trabzonspor’da oynarken Eğitim Enstitüsü’ne girdim. Hem okudum hem de futbol oynadım. Matematik öğretmeniyim. Bu okula yazılmamda, okumamda bana büyük katkı sağlayan Trabzonspor’a minnettarım.  Herkesin bana büyük desteği       olmuştur. Dönemin yöneticileri başta olmak üzere okuldaki hocalarımızı, takım arkadaşlarımın yardımlarını asla unutamam. Evliyim. Can isimli bir oğlum var. Birde çok sevdiğim torunum Melisa..

-O GÜNKÜ  GÜNLERİ BİRDE SİZDE  ÖĞRENMEK İSTİYORUZ

‘O günkü günlerin tatlılığı, güzelliği ve hoşluğunu anlatmak ifadelere sığmaz. Kelimelerle söylenemez. Sıkıntlı günlere rağmen, kısıtlı imkanlar ölçüsünde özverili bir takımdık ve birbirini çok seven, fedakar, cefakar bir arkadaş gurubuyduk. Mutluyduk. O dönemlerde 3 günde Antep veya Adana deplasmanına giderdik. Çok iyi  niyetliydik. Birbirimize kenetlenmiştik. Tek amacımız Trabzonspor’un kazanmasıydı. Sahada ve saha dışında müthiş bir yardımlaşma içindeydik.’’

-SİZ KALECİSİNİZ. İYİ BİR KALECİNİN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?

‘’İyi bir kalecinin geometrisi iyi olmalı. Açıyı iyi ölçmeli. Yan topları ve taymingini iyi yapmalı. Ben hayatımda kaleci antrenörü nedir görmedim ve bilmedim. Hiçbir zaman bir maça masaj olarak da çıkmadım. Kendi imkânlarımızı kullandım. Yeteneklerimize göre çalıştım. Şimdi her şey var. Sahaların zemini çim. Doktor var. Masör var. Beslenme mükemmel. Futbolcunun futbol oynaması için ortam dört dörtlük. Artık, futbol oynamayacaklar da ne yapacaklar ?’

-TOLGA VE ONUR’U NASIL BULUYORSUNUZ’

‘İkiside çok mükemmel kaleci. Trabzonspor’un milli kalecisi Tolga ile Samsun’a geldiğinde kampta ziyaret ettim. Hem  Tolga hem de Onur, Trabzonspor’un yükünü kaldıracak iki isimdir. Yani kaleciye ihtiyacı  yoktur. Bizi aratmıyorlar. Allah ikisini de nazardan saklasın. Tolga özellikle çok gösterisiz ama çok faydalı bir kaleci. Topu iyi takip ediyor. Onur da öyle. Ama bir şanssızlık yaşadı. Kalemiz sağlam ellerde bu yönden gönlümüz çok rahat.’’

-ESKİ FUTBOLCULARIN LAKAPLARI VARDIR ? SİZİN BÖYLE BİR   LAKABINIZ VAR MIYDI ?

-Benim lakabım yoktu. Ancak, takım arkadaşlarım arasında en çok sevdiklerimden biri olan Özkan Sümer  bana ‘ Deli  Fatih’ olarak seslenirdi. Çünkü, o  günkü şartlar altında, o sahalarda inanılmaz kurtarışlar  yapardım. Yerlere atlardım. Özkan ‘ Ya bu işi ancak deliler yapar’. Yan toplarda çok iyi bir kaleciydim. Galiba İzmirspor ile oynuyoruz. Uzun bir topa çıktım Özkan hocayla. Ben topa sahip oldum. Birlikte yere düştük. Hoca ‘ Oğlum kafamı tutma topu tut diyerek bana laf attı. Bunu da böyle anlattı herkese. Aramızda o kadar mükemmel bir arkadaşlık bağımız vardı ki sorunlarımızı çekinmeden birbirimize anlattırdık. Takım kaptanımız Çoşkun Şahin Kaya (Gabak) ve Özkan Sümer’e iletirdik. Maddi  ve manevi olarak birbirimize destek verirdik. Hiç küsmezdik, darılmazdık, özel bir ekiptik. Öyle bir takımın bir daha bir araya gelmesi çok zor olsa gerek. Ben özellikle, Özkan Sümer, Atay Aktuğ ve Çoşkun kaptan ile birlikte daha fazla olurdum. Bunu Trabzon’da herkes bilirdi. Ama takımdaşlığımızda hiçbir ayrım yoktu.

- SIZIN YILLARINIZDA DIŞARDAN GELEN FUTBOLCULAR BİR TÜRLÜ BAŞARIL OLAMADILAR. YERLİNIN YERLİSİYLE BAŞARI GELDİ.  BU KONUDAKİ  DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR ?

‘’ O günkü şartlarda dışarıdan gelen futbolcular Trabzonspor’da başarı olamadılar. İstanbul’dan ve İzmir’den 2-3 arkadaş gelmişti. Trabzonspor ne zaman kendi bünyesine, insanına ve evlatlarına dönünce başarı kazanıldı. Bu bir zorunluluk olmuştu. Yani, Trabzonspor’un Türk futbolundaki ihtilalı bir zorunluluktan cereyan etmiştir. Dışarıdan gelenler başarılı olsaydı o zaman yerli oyuncuya dönüş ihtiyacı hissedilmeyecekti.

-TRABZONSPOR’UN MAÇLARINDA NELER HİSSEDİYORSUNUZ ?

-‘Büyük zevk alıyorum. Mutlu oluyorum. Hele de o günkü maçta galibiyet almışsak keyfime diyecek olmuyor. Stresim ortadan kalkıyor. Pür neşe oluyorum. Hiçbir şey düşünmüyorum. O gece rahat bir uyku çekiyorum. Trabzon ve Trabzonspor benim ilk göz ağrım. Trabzonspor iyi oldukça sıkıntılarımı unutuyorum. Trabzon’da ve Trabzonspor’da unutulmayacak anılarım var.

-TRABZONSPOR’DA UNUTAMADIĞIMIZ ANILARDAN BAHSEDERMİSİNZ?

-Hatırladığım kadar Kasımpaşa maçı için İstanbul deplasmanı vardı. Yoğun kar yağışı  sebebiyle önce uçakla Ankara’ya gittik. Buradan trene bindik. Ancak Adapazarı’nı geçemedik. 3 günde İstanbul’a gidemedik. Maç tatil edilmişti.   Bu yolculuk esnasında unutulmayan anlar yaşadık. Zaman zaman takım arkadaşım Kenan Aksu(Sarı Kenan) telefonla konuştuğumuzda anılarımızı tazeliyoruz. Üst düzey bir takım birlikteliği olan ekiptik. Trabzon’da bir balıkçı lokantasına gitmiştim. Bordo-mavi giysili garsonlar hizmet veriyordu. Birini yanıma çağırdım ve kendisine Trabzonspor’un ilk kalecisi kimdir diye sordum. Şenol Güneş ‘ dediler. Siz gerçekten ve yürekten Trabzonsporlu musunuz diye ilave ettim. Biraz bozulduklarını hissetmiştim. Şenol Güneş 5. Kalecisidir dedim. Garson arkadaşlara bulana kadar buradan kalkmayacağım dedim. İçlerinden birine gidin bilgisayara yazın bakalım ne karşılığını alacaksınız. Ardan kısa zaman geçmeden geldiler. Efendim Fatih Gürel yazıyor.’dediler. Bunun üzerine ‘ Ben Fatih Güreli’m.’ Çok sevindiler, memnun kaldılar. Az daha hesap almıyorlardı. Yürekten ve kalpten Trabzonsporluyum.

-MESAJINZI ALABİLİR MİYİM ?

-Trabzon’da ve Trabzonspor’da hep iyilik gördüm. Trabzonspor’da görev yapmış ve yapanlara minnetarım.  Herkese şükranlarımı sunuyorum. Yöneticisinden, personelinden ve seyircisine kadar  teşekkürlerimi iletiyorum. Unutulmamak çok güzel bir duygu. Trabzon’da hep bana karşı hep olumlu tavırlar olmuştur. Bana yapılan iyilikler karşısında size ifade edecek söz bulamıyorum.’

     
 
14.03.2012
Toplam Okunma Sayısı : 740

GülNet İnternet Hizmetleri, GülKom Mühendislik Bilgisayar Ltd.Şti.
Gazipaşa Mah. Cudi Bey Mektep Sok.Mahmut Reis Apt. No:7 Kat:2 Daire:4 Trabzon / TÜRKİYE
Tel: +90 462 326 61 42 - Fax: 0 (462) 326 99 59
E-mail: info@visittrabzon.com